The early movies were much better in image quality than we think

During the first film screenings in the 1890s, viewers marveled at moving images that had an unprecedented power to transport them to faraway places in an instant. At first, these shorts – which included glimpses of everything from Niagara Falls to elephants in India – had no narrative structure. Audiences flocked to theatres simply for the novel experience of seeing people and places, some familiar and others deeply strange, rendered lifelike and immediate before their eyes.

As the film curator Dave Kehr explains in this video from New York City’s Museum of Modern Art (MoMA), the images were hardly the grainy and frantically paced footage that has become synonymous with ‘old film’ today. Rather, viewed in their original form on large screens and prior to decades of degradation, these movies were vivid and realistic. In particular, early 68mm film, which was less practical than 35mm film and thus used less frequently, delivered startlingly lifelike impressions of distant realities to early moviegoers.

Continue reading “The early movies were much better in image quality than we think”

Fransa “Bisiklet” Turu?

Eurosport Türkiye versiyonu anlatıcılarının bisiklet literatürüne soktuğu yanlış söyleyişler içinde en berbatı ve beni en çok irrite edeni yarışların adını cümle içinde Fransa “Bisiklet” Turu, İtalya “Bisiklet” Turu şeklinde kullanmaları. Bu turların orijinal adları “Tour de France”, “Giro d’Italia”, “Vuelta a España”. Hangisinin içinde “bisiklet” kelimesi geçiyor?

Continue reading “Fransa “Bisiklet” Turu?”

Hoşgeldiniz Robot Efendilerimiz. Lütfen bizi işten atmayın…

Akıllı makineler büyük olasılıkla bizi öldürmeyecekler, ama kesinlikle işimizi elimizden alacaklar – ve bu düşündüğünüzden daha yakın bir zamanda gerçekleşecek.

Yine faydalı bir zihin egzersizi sunacağını düşündüğüm bir çeviri. Makalenin orijinali “Welcome, Robot Overlords. Please Don’t Fire Us?” başlığıyla Mother Jones dergisinin Mayıs/Haziran 2013 sayısında (ve derginin web sitesinde de) Kevin Drum imzasıyla yayınlanmıştır.

Special thanks to Max Horten, Rights and Permissions Manager of the Mother Jones Magazine – Çeviri için izin veren Mother Jones yöneticilerinden Max Horten’a ve bu yazıya dikkatimi ilk çeken Mert Derman’a teşekkür ederim.
Continue reading “Hoşgeldiniz Robot Efendilerimiz. Lütfen bizi işten atmayın…”

Fermi Paradoksu

Fermi paradoksu üzerine okuduğum en bilgilendirici ve kapsayıcı yazıyı Türkçeye kazandırmak istedim ve bu amaçla waitbutwhy.com‘a yazılarını çeviri izni için mesaj attım. Kısa sürede yanıt döndüler ve yazıyı çevirmeme izin verdiler. Wait But Why’dan Jordan Urban’a ve orijinal makaleye dikkatimi ilk çeken Mert Derman’a teşekkür ediyorum.
Continue reading “Fermi Paradoksu”

Nite Ize Handleband – Bisikletler için genel akıllı telefon taşıma aparatı

Nite Ize bir Amerikan şirketi ve hem bisikletler, hem de akıllı telefonlar için pratik yartımcı araçlar üretiyor. Tarafıma denemem için ücretsiz olarak gönderilen Nite Ize Handleband – Bisikletler için genel akıllı telefon taşıma aparatı da bu firmanın ürünlerinden biri.
Continue reading “Nite Ize Handleband – Bisikletler için genel akıllı telefon taşıma aparatı”

Kikujiro

Kikujiro, 1999 Japonya yapımı bir film. Yönetmeni, aynı zamanda senaryo yazarı ve başrol oyuncusu aynı kişi: Takeshi Kitano.

Kikujiro, yaz tatili geldiğinde uzak bir şehire yaşayan annesini aramak için yola düşen Masao adlı küçük bir çocuğun hikayesi. Film, çocuğun günlüğündeki sayfaları temsil eden kısa (ve her biri birbirinden absürd) bölümlerden oluşuyor.

Continue reading “Kikujiro”