Gino Bartali

2. Dünya Savaşı’nda İtalyan Bisikletçiler

İtalya, her iki dünya savaşına da aktif olarak katılan bir ülkeydi. Birincisinde Almanya’ya karşı, ikincisinde ise onun yanındaydı. Her İtalyan gibi, bisikletçiler de bu savaştan çeşitli şekillerde etkilendiler ve yaptıklarıyla tarihte bazı izler bıraktılar.

Gino Bartali

2. dünya savaşı öncesinin en büyük İtalyan bisikletçisi olan Gino Bartali, aktif sosyalist bir babanın oğluydu. Ancak kendisi son derece koyu bir katolikti ve Hıristiyan Demokrat partinin çok sadık bir sempatizanı oldu.

2. dünya savaşında askere alınmadı. O da, yahudilerin nazilerin elinden kurtarılması için çalışan DELASEM (Delegazione per l’Assistenza degli Emigranti Ebrei) adlı gizli bir örgüte yardım etti. Örgütün kurucusu Giorgio Nissim adında yahudi bir muhasebeciydi. Örgüt, 1943 yılında çökertildi ve Nissim haricindeki tüm üyeleri toplama kamplarına gönderildi.

Daha sonra, Genoa başpiskoposunun da yardımlarıyla örgüt yeniden canlandırıldı. Gino Bartali, kurtarılacak yahudilere sahte kimlik hazırlanması için gereken dokümanları ve fotoğrafları her gün Floransa’daki evinden Pisa’ya yaptığı gidiş-dönüş toplam 370 km tutan (tren+bisiklet) yolculukları sırasında, kadrosunun boruları içinde taşıyordu. Bu sayede 800 civarında yahudinin toplama kamplarına gönderilmekten kurtarıldığı sanılıyor.

Ayrıca, ünü gereği tanıdığı haber kaynaklarını kullanarak, nazilerin baskın yapacağı yahudi sığınma evlerini önceden öğrenip, baskın yapılmadan önce ilgili kişileri uyarıp evlerin boşaltılmasını sağladığı da biliniyor.

Bartali, göz altına alınıp, Floransa’daki Nazi sorgu evi Villa Triste‘ye de götürülmüştü. Orada İtalyan RSS’i tarafından sorgulandı, ancak çok ünlü bir bisikletçi olduğundan daha fazla üzerine gidilemedi. Bartali, sorgulamada sadece “Kalbimin derinliklerinde hissettiğim şeyi yaptım” diye yanıt vermişti.

Bartali, yine 1943 yılında, bazı yahudi mültecilerin alplerin diğer yanına, İsviçre’ye kaçırılmasını da bizzat sağlamıştı. Söylendiğine göre, Bartali, bisikletiyle, gizli bir bölmesi olan bir römork çekiyordu. Sınır korumalarına ise, bunun antrenman programının bir parçası olduğunu söylüyordu.

Gino Bartali
Gino Bartali, yahudi mültecilerin hayatlarının kurtarılması için çalıştı.

Ettore Milano

Savaş sonrası, İtalya’nın en büyük bisikletçisi Fausto Coppi‘nin en sadık domestiği olan Ettore Milano, Apennin’lerde bir partizan olarak savaştı.

Savaş öncesi bisikletçi değildi, savaş sırasında aldığı yaraları bisiklet kariyerinde de taşımaya devam etti. Parmaklarında ve sırtında şarapnel yaraları vardı. Belinden de sakatlandığı için bir bacağı diğerinden daha kısaydı, buna rağmen iyi bir bisikletçi olmayı başardı.

Ettore Milano
Ettore Milano
Ettore Milano & Fausto Coppi
Ettore Milano ve Fausto Coppi bir antrenmanda.

Alfredo Martini

Alfredo Martini, bisikletiyle sırt çantasında partizanlar için molotov kokteyli taşımıştı. O zamanın çukurlu ve taşlı yolları düşünüldüğünde, bu, ölümle dans etmek gibi bir şeydi. 18 Şubat 1921 doğumlu Martini hala hayatta, ve 1998’den beri İtalya Bisiklet Federasyonu’nun onursal başkanı.

Alfredo Martini
Alfredo Martini
Alfredo Martini
Alfredo Martini, 1998’den beri İtalya Bisiklet Federasyonu’nun onursal başkanı.

Sandrino Carrea

Andrea Carrea olarak da biliniyor. Ünlü Fausto Coppi‘nin takım arkadaşlarından biri olan Carrea, bir süre Buchenwald toplama kampında[1] esir olarak bulundu ve iki ölüm yürüyüşünden[2] sağ çıkmayı başardı. 14 Ağustos 1924 doğumlu ve hala hayatta.

Sandrino Carrea
Sandrino Carrea

Fausto Coppi

Kariyerinin ilk yılları savaş yüzünden buharlaştı. Savaş sırasında askere alındı ve Afrika cephesine götürüldü. Orada İngilizlere esir düştü. Fransızların eline düşmemesi bir şans olarak kabul edilir. Fransızların savaş esirlerine İngilizlere oranla çok daha kötü davrandığı söylenir.

Coppi, savaştan önceki son İtalya turunu kazanmıştı. Bu da ona belli bir şöhret getirmişti. Tutuklu kampındayken, savaş öncesi İngiltere’de bir bisiklet dükkanında mekanisyen olarak çalışan Len Levesley adlı bir İngiliz askeri, saçlarını kesmesi için bir tutsağın kendisine gönderilmesini istemişti. Gelen tutsak, Fausto Coppi’den başkası değildi.

“Onun kim olduğunu saniyesinde anlamıştım. İyi görünüyordu, biraz zayıftı ve teni Afrika güneşinden yanmıştı. Resmini sadece dergilerde görmüştüm, ancak bu onu tanımama engel değildi. Onunla konuşmak istedim, ancak İngilizce bilmiyordu. Ben de İtalyanca bilmiyordum. Çat pat bir iki kelimeyle anlaşabildik. Ona benim de amatör bir yarışçı olduğumu söyledim. Ona verebilecek bir şey aradım, bir parça çikolatadan başka bir şeyim yoktu. Çikolatayı ona verdim, buna çok sevindi.”

Coppi, sonrasında, kampta kızılhaç kamyonlarının mekanisyeni olarak çalışmaya başladı. Mussolini’nin 8 Eylül 1943’te devrilmesinden sonra kurulan yeni İtalyan hükümetine bağlılık deklare etti ve bu sayede ona “iyi hali görülen” savaş tutsağı olarak muamele edilmeye başlandı. Sonra İtalya’da, Salerno’daki bir kampa gönderildi. Oradaki kampın komutanı olan İngiliz subayı, bisiklet sporuna ilgi duymuyordu. Buna rağmen Coppi’nin antrenman yapmasına izin vermişti.

Fısıltı gazetesi, Coppi’nin İtalya’da olduğunu etrafa yaymaya başlamıştı. Coppi, bir gün, o sırada yeni çıkmaya başlayan La Voce isimli bir spor gazetesinde çalışan Gino Palumbo‘nun ofisine gitti. Palumbo, o günden bahsederken, kapıdaki askerin Coppi’nin kim olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığını, ancak kendisinin onu anında tanıdığını söylüyor.

Coppi’nin istediği tek bir şey vardı: bir bisiklet. Kamptaki bisikleti çok ağırdı. Palumbo, gazetenin ona bir bisiklet veremeyeceğini biliyordu. Gazetenin hiç parası yoktu. O da, ilk sayfaya bir ilan koydu. “Kim Fausto Coppi’ye bir bisiklet vermek ister?” İlana sadece üç yanıt geldi. Bir tanesi, yakınlardaki Somma Vesuviana köyünde yaşayan bir marangozdandı. Ona, Legnano takımının kullandığı (Fausto Coppi’nin savaş öncesi takımı!) eski bisikletlerden birini getirmişti.

Coppi o günü şöyle anlatıyor:

Önce anlayamadım. Sonrasında gözyaşlarına boğuldum. Marangoz ise beni o halde görmemek için başını çevirdi.

Coppi, 1945 yılı Nisan ayında kamptan serbest bırakıldı. Marangozdan bisikleti aldığı günün iki ay sonrasında ise, Somma Vesuviana köyünde düzenlenen bir yarışa teşekkür etmek amaçlı katıldı.

Fausto Coppi
Fausto Coppi

KAYNAKLAR

NOTLAR

[1] Buchenwald toplama kampı (wiki)
[2] Ölüm yürüyüşü: Savaş tutsaklarının ya da tutukluların, öldürme, zayıf düşürme ya da demoralize etme amaçlı yürütülmesidir. Yürütülenlerin genellikle hastalanması, sakat kalması hatta ölmesine sebep olur. Yürüyüş sırasında aç ve susuz bırakma, dövme, işkence etme ve aşağılama gibi yöntemler uygulanır. Cenevre sözleşmeleri, ölüm yürüyüşünü bir savaş suçu kabul eder.