Hemingway’in Bisikletçileri

İnternette rastladığım, ünlü yazar Ernest Hemingway’in bisiklet tutkusunu ve dönemin bisikletçilerini anlatan bir yazıyı Türkçeye çevirerek paylaşmak istedim.[1]

ç.n.: çevirenin notu

Ernest Hemingway’in spora karşı çok büyük bir ilgisi vardı. En çok boğa güreşi ve balıkçılığa karşı olan tutkusuyla bilinir[2], ancak bisiklet de Hemingway’in takip ettiği sporlardan biriydi. Paris’teki 6 gün yarışlarını izlediğini, genç bir yazar olarak 1920′lerde Avrupa’da (özellikle Paris’te) yaşadığı yılların anılarını anlattığı kitabı A Moveable Feast’te (ç.n. Türkçeye “Paris Bir Şenliktir” olarak çevrilmiştir) anlatır.

Ernest Hemingway

Ernest Hemingway 1950 yılında teknesinde

1926 tarihli “The Sun Also Rises” (Güneş de doğar) adlı romanında, bisiklet sporuna olan yakınlığının ipuçlarını, romanın “anlatan kişisi” Jake Barnes’ın ağzından verir. Jake Barnes, İspanya’da Bask ülkesinin bir kenti olan San Sebastian’daki bisiklet yarışlarını “Güneş de doğar” da şöyle anlatır:

Bisiklet yarışı vardı, “Tour de Pays Basque”, ve yarışçılar geceyi geçirmek üzere San Sebastian’da duruyorlardı. Bisikletçiler otelin yemek salonundaki uzun bir masanın etrafına çepeçevre oturmuşlar, antrenörleri ve yöneticileriyle birlikte akşam yemeği yiyorlardı. Tümü Belçikalı ve Fransızdı, ve tüm dikkatlerini yemeklerine vermişlerdi, gene de güzel zaman geçiriyorlardı.

Ertesi sabah saat 5′te yarışın son etabı başladı: San Sebastian-Bilbao. Bisikletçiler çok fazla şarap içmişti, ve güneşte yanmaktan renkleri kahverengiydi. Kendi aralarında yarışı pek de ciddiye almıyorlardı. Birbirlerine karşı çok fazla yarışmışlardı, bu her yıl sık sık yaptıkları birşeydi, bu yüzden kimin kazandığı artık çok da farketmiyordu. Özellikle yabancı bir ülkede. Kazanılacak para aralarında dağıtılacaktı nasıl olsa.

“İspanyollar”, diyorlardı, “nasıl pedallanır bilmiyorlar”.[3]

Terasta büyük bisiklet üreticilerinden birinin takımının yöneticisiyle kahve içiyordum. Dediğine göre epey güzel bir yarış oluyordu, Bottecchia[4] da Pamplona’da yarışı bırakmak zorunda kalmasa daha da seyre değer olacaktı. Toz berbatmış ama yollar Fransa’dakinden daha iyiymiş. “Yol bisikleti yarışı, dünyadaki tek spordur” dedi. Fransa turunu hiç izlemiş miydim? Sadece gazetelerden. “Fransa turu dünyanın en muhteşem spor olaylarından biridir.” Yarışları organize etmek ve takip etmek, Fransa’yı tanımasını sağlamıştı. “Çok az insan Fransa’yı tanır.” Tüm baharı, yazı ve sonbaharı yarışçılarla birlikte yollarda geçirmişti. “Yarışçıları bir şehirden diğerine takip eden motosiklet ve arabaların sayısına bakın. Zengin bir ülke ve her yıl daha da sportif oluyor. Dünyadaki en sportif ülke olmalı.” Bunu yol bisikleti yarışları sağlamıştı. Bisiklet, ve futbol. Fransa’yı biliyordu. Sportif Fransa. Yol bisikleti yarışını biliyordu. Birer konyak aldık.

Hemingway, romanda İspanya’da düzenlenen “Vuelta al País Vasco’ya” (Bask ülkesi bisiklet turu) atıfta bulunuyor. Turun ilk versiyonu, Hemingway’in İspanya’yı ziyaret ettiği yıl olan 1924′te koşuldu. Bu İspanya yolculuğu, aynı zamanda “Güneş de doğar” kitabına ilham vermiştir.

Hemingway ayrıca o yıllardaki Fransız ve Belçikalı yarışçıların dominasyonundan da bahsediyor. Gerçekten de ilk düzenlendiği yıl olan 1924′te turu Fransız bisikletçi Francis Pélissier kazandı, sonraki altı yıl Fransız ve Belçikalıların üstünlüğüyle geçildi. 1930 yılına kadar hiçbir İspanyol bu turu kazanamadı.

Takım yöneticisi, ayrıca, Fransa’nın bisiklet sporu izleyicilerine açılmasının, 1. dünya  savaşı sonrası yaraların sarılmasındaki rolünden bahseder. Fransa turu ülkenin tüm bölgeleri için gerek yerleşik insanlara, gerekse ziyaretçilere vitrin görevi görmüştür. Zamanın turda çekilen fotoğrafları, büyük bir geçit alayı oluşturan takipçi araçlar ve büyük izleyici kalabalıklarıyla, 1920′lerin, bu “en müthiş spor olayına” tanıklık ettiğini gösterir.

Bisikletin genel popularitesine rağmen, 1920′ler Fransa turu için zor yıllardı. Pek çok Fransız bisikletçi, şehirler arası yollarda çok fazla kişiye görünmeden sürmektense Paris gibi şehirlerdeki çok daha kazançlı olan ve yoğun bir izleyici kitlesi olan pist bisikleti yarışlarına katılmayı tercih ediyordu; bu on yıllık sürede tur Belçikalılar tarafından domine edildi. Bisikletçiler ayrıca Henri Desgrange’ın[5] kural ve yönetmeliklerinden giderek artan bir hoşnutsuzluk duymaktaydı.

Yine o dönemde taktiksel olarak, en büyük zaman farkının dağlarda yaratılacağı anlaşıldı, böylece toplu finişler (Desgrange’ı üzecek şekilde) sadece düz etaplarda sıklıkla görülür oldu.

Hemingway’in yukarıdaki alıntıda değindiği Bottecchia, şüphesiz ki Ottavio Bottecchia‘dır[4]. İtalyan yarışçı, 1. Dünya Savaşında İtalya ordusunun bisikletli birliklerindeki görevinden sonra 1923′te profesyonel oldu. İlginç bir tesadüf, Hemingway de 1. Dünya Savaşında bir ambulans sürücüsü olarak İtalya ordusunda görev almıştır. Ünlü eseri A Farewell to Arms’ta (Silahlara veda), İtalya ordusundaki görevi sırasında tanıştığı bisiklet yarışçısı ve Ottavio Bottecchia’nın çağdaşı Bartolomeo Aymo’yu[6] (bazen Aimo olarak da yazılır) aynı isimdeki karakterle ölümsüzleştirmiştir.

-”Amerika’da bisiklete binerler mi?” diye sordu Aymo.
-”Bir zamanlar binerlerdi.”
-”Burada çok müthiş bir şeydir.” dedi Aymo. “Bisiklet muhteşem bir şey.”

Ottavio Bottecchia

Ottavio Bottecchia Automoto-Hutchinson takımının mayosuyla.

Bottechia, 1923 Giro d’Italia‘yı (İtalya turu) genel klasman beşincisi olarak bitirerek yeteneklerini sergilemiş oldu. Ancak o yıllarda Alfredo Binda[7] gibi İtalyan bisikletinin devleri İtalya’yı domine ediyordu. Bu yüzden, Bottecchia, Fransa’da daha büyük bir başarı yakaladı. 1923 yılında Tour de France‘ı (Fransa Turu) Automoto takımının lideri Henri Pélissier‘nin[8] (Francis Pélissier’nin kardeşi) arkasından ikinci bitirdi. Henri Pélissier, aynı zamanda Fransa’ya, turdaki 1912′den beri ilk birinciliği getiriyordu.[9]

Ancak Pélissier, yükselen yıldızın kim olduğu konusunda emindi: “Bottecchia ileride beni geçecek”.

Pélissier’in öngörüsünün doğruluğu ispatlandı ve Bottecchia, Friuli’li duvar örme ustası, 1924 yılında Fransa turunu kazanan ilk İtalyan oldu.

Fransa Turu’nun 1924 edisyonu, uzun etapları, sabah çok erken verilen startları ve Henri Desgrange’ın daha da katılaşmış kuralları yüzünden “acı çekme turu” olarak anılır. Pélissier kardeşler turu bırakmak zorunda kaldılar. Bottecchia, yarışı başından sonuna dek domine etti. İlk etaptan son etaba kadar tüm tur boyunca yarış liderinin giydiği sarı mayoyu taşıdı ve toplamda dört etap zaferi elde etti.

Bottecchia dağlarda dominant bir güçtü. Turu Bottecchia’nın 35 dakika arkasından tamamlayan Lüksemburg’lu Nicolas Frantz‘ın dedikleri: “Bottecchia’yı bir dağ geçişinde takip etmek çok tehlikeli olurdu. Bu intihar demektir. Aşırı yüksek ve acımasız bir hızı var, takip etmeye çalışsaydık nefessiz kalıp ölebilirdik.”

1924 Fransa turunu Frantz ile aynı takımdaki (Alcyon) Bartolomeo Aymo Bottecchia’nın domestiği (yardımcısı) Belçika’lı Lucien Buysse‘un[10] arkasında 4. olarak bitirdi.

Ottavio Bottecchia

Ottavio Bottecchia 1924 Fransa Turunda Col d’Izoard tırmanışında.

Bununla birlikte, Bottecchia tehlikeli bir hayat sürmeye başlamıştı. Takıntılı bir kadın fanatiği tarafından yarış süresince gizlice izlendi. Bunun dışında, Mussolini faşizmi karşıtı konuşmalarının sonucu olarak tehdit mesajları almaya başladı ve bisikletinin lastiği birkaç kez kesildi.

Tüm bu olaylara rağmen konsantrasyonunu bozmadı ve 1925 Fransa turunu yine dominant bir şekilde kazandı. Desgrange’ın yarış taktikleri konusundaki kurallarının yumuşaması sayesinde, etapların çoğunda takım arkadaşı ve domestiği Buysse’un tekerleğinde kaldı. Buna rağmen yine dört etap kazandı ve bir önceki yılki turun başından sonuna dek sarı mayoyu giyme başarısını tekrarlamayı çok ufak bir farkla kaçırdı.

Turu Buysse ikinci, Bartolomeo Aymo üçüncü ve Frantz dördüncü bitirdi.

1926 yılı Bottecchia için güzel gelişmelerle başladı. Kendi adını taşıyan bir bisiklet firması kurdu (Bottecchia firması bugün hala bisiklet üretiyor). Ancak sonraları işler pek yolunda gitmedi. İlginç bir şekilde, Bask turunu (Tour de Pays Basque) Frantz’ın arkasından ikinci bitirdi. O yılın Tour de France’ı (Fransa turu) tarihin en uzunuydu: 5,745 km. Bu, bir önceki yıldan 315 km fazlaydı. Korkunç bir havada bıktırıcı bir yarış oldu, ne yazık ki, Bottecchia turu bırakmak zorunda kaldı.

Sadık domestiği Buysse, kariyerini bir adım yukarı taşıdı ve turu kazandı. Buysse, 326 kilometrelik ölümcül Bayonne-Luchon etabını, ki etap Osquich, Aubisque, Soulor, Tourmalet, Aspin ve Peyresourde tırmanışlarını içeriyordu, 17 saati aşan bir sürede kazandı. Etaba başlayan 76 yarışçının sadece 54′ü etabı bitirebildi, Bartolomeo Aymo bitirebilenlerden biriydi ve ikinci oldu. Aymo, turu Paris’te Buysse ve Frantz’ın arkasından üçüncü bitirdi.

Lucien Buysse, Bottecchia’nın gölgesinden sıyrılınca dağlardaki gücünü göstermiş oldu. Bugün hala Belçika’nın yetiştirdiği en iyi tırmanışçılardan biri olarak saygıyla anılır. Buysse, bir bisiklet turunu kazanmanın günümüzde hala uygulanan formülünü ortaya koyan kişidir: düz etaplarda kendini koru, dağlarda korkusuzca saldır.

Ottavio Bottecchia

Ottavio Bottecchia 1925 Fransa turunda bir tırmanışta.

1927′de önceki olayların habercisi olduğu trajedi gerçekleşti, 14 Haziran günü Ottavio Bottecchia yolun kenarında bir kan gölü içerisinde bulundu. Hastanede komadan çıkamadı ve aldığı yaraların sonucu olarak can verdi. Katilleri bulunamadı. Daha sonraları, bir çiftçi, üzümlerini çalan bir kişiye taş attığını ve yanlışlıkla öldürdüğünü açıkladı (haziranda üzüm yemek? ve çiftçi nasıl oldu da onu tanıyamadı?), bir gangster ise çok sonraları Bottecchia’nın ölümünü üstlendi. Kimileri bir “tutku cinayeti” nden şüphelendi.

Bir diğer iddia ise, Bottecchia’nın anti-faşist eğilimleri ve Mussolini’yi eleştirilerinin hedefi yapmasını ölümüyle ilişkilendirir. Gene de, soytarı bir diktatörün çok iyi tanınan bir İtalyan spor kahramanını öldürtmesi çok anlaşılır değildir. Sır perdesi hala aralanabilmiş değil.

Nicolas Frantz[11], sonunda 1927 yılında Tour de France’ı kazanmayı başardı. Frantz, bir sonraki yıl, 1928′de, Bottecchia’nın 1924′teki başarısını tekrarladı ve ilk etaptan son etaba dek sarı mayoyu giydi. Bu başarı, turun tarihinde son bir kez daha tekrarlandı: Belçikalı yarışçı Romain Maes[12], 1935 yılında turu bu şekilde kazandı. Günümüze değin bunu başarabilen başka kimse yok.

Lucien Buysse

Lucien Buysse 1926 Fransa turunda

1928, Bartolomeo Aymo’nun son kez kürsüye çıktığı yıl oldu: Giro d’Italia’yı (İtalya turu) üçüncü bitirdi. Bottecchia’nın aksine, ve Hemingway’in “Silahlara veda” romanındaki Bartolomeo Aymo karakterinin aksine, gerçek Aymo uzun bir yaşam sürdü ve 1970 yılında öldüğünde 81 yaşındaydı.

Bartolomeo Aymo

Bartolomeo Aymo

Hemingway, bir bisiklet yarışının nasıl bir meydan okuma olduğunu biliyordu.

Yarışta 2 dakikalık bir avantajı olan adamın çok acı veren çıbanları vardı (ç.n. sele acılarından bahsediyor, bilen bilir). Kıçının ancak çok küçük bir bölümü üzerinde oturabiliyordu. Boğazı kıpkırmızıydı ve sarı saçları güneş yanığıydı. Diğer yarışçılar çıbanları hakkında ona şakalar yaptılar. Masaya çatalıyla vurdu.

“Dinleyin” dedi. “Yarın burnumu gidonun üzerine yapıştıracağım ve bu çıbanlara dokunan tek şey tatlı bir rüzgar olacak”.

Bir kız ona baktı, güldü ve kıpkırmızı oldu.

“İspanyollar”, dediler, “Nasıl pedallanacağını bilmiyorlar. (ç.n. Güneş de Doğar’dan)

 

Ernest Hemingway

Hemingway (en soldaki) 1920′lerde arkadaşlarıyla.

Notlarım ve Ek Okumalar:
[1] Orijinal makale: Hemingway’s Grimpeurs. Orijinal makale “Hemingway’in Tırmanışçıları” adını taşıyor. Ben “Hemingway’in Bisikletçileri” olarak çevirdim.
[2] Boğa güreşleri tabii ki barbarca bir aktivitedir ve spor sayılmaz. Ancak Hemingway’in yaşadığı yıllarda, hayvan hakları bilinci günümüzdeki gibi yaygın değildi. Geçmişteki olayları ve kavramları günümüz değerleriyle yorumlarsak yanılgıya düşeriz. (ç.n.)
[3] Bu cümleyi bugün kurmak biraz zor olurdu herhalde :) Federico Bahamontes’in Fransa turunu kazandığı 1959 yılına kadar İspanyol bisikleti, Fransa ve Belçika’nın çok gerisindeydi. (ç.n.)
[4] Wiki’de Ottavio Bottecchia
[5] Henri Desgrange: Fransa turunun kurucusu olarak kabul edilir.
[6] Wiki’de Bartolomeo Aymo
[7] Wiki’de Alfredo Binda
[8] Wiki’de Henri Pélissier
[9] Tour de France (Fransa turu) hakkında genel bilgi ve kazananların listesi için tıklayın.
[10] Wiki’de Lucien Buysse
[11] Wiki’de Nicolas Frantz
[12] Wiki’de Romain Maes

Leave a Reply

Recent Posts

“Ne yapsam kilo veremiyorum” derken ne demek istiyorsun?
“Ne yapsam kilo veremiyorum” derken ne demek istiyorsun?
Aslında önerme kendi içinde anlamsız. "Ne yapsam kilo veremiyorum" diyorsan, aslında yapman gereken bazı şeyleri yapmıyorsun demektir. Kilo almanın/vermenin aritmetiği ...
Alfonsina Strada
Alfonsina Strada
1924 İtalya Turu (Giro d'Italia), çok özel bir turdu. Çünkü Alfonsina Strada da tura katılmıştı. Alfonsina Strada kimdir konusuna geçmeden ...
Bir çift teker, bir filme güzel demeye yeter
Bir çift teker, bir filme güzel demeye yeter
Şair Turgay Fişekçi, Yeni Türkü'nün de bestelediği o harikulade şiirinde, çınarlar için "bir çifti bir şehre güzel demeye yeter" der. ...
Kikujiro
Kikujiro
Kikujiro, 1999 Japonya yapımı bir film. Yönetmeni, aynı zamanda senaryo yazarı ve başrol oyuncusu aynı kişi: Takeshi Kitano. Kikujiro, yaz tatili ...
Tarihin en iyi bisiklet fotoğraflarından ikisi
Tarihin en iyi bisiklet fotoğraflarından ikisi
İçinde bisiklet olmayan ancak konusu bisiklet olan iki fotoğraf. 1939 Fransa turunda, bir savaş fotoğrafçısı ve muhabiri olan Macaristan doğumlu ...
Bisiklet yarışları asla eskisi gibi olmayacak (mı)
Bisiklet yarışları asla eskisi gibi olmayacak (mı)
Richard Virenque, tırmanışlardaki cesareti, ataklığı ve uzun kaçışlarıyla ünlüydü. Tour de France dağların kralı mayosunu (puanlı mayo) tam yedi kez ...
11th International Sand Sculpture Festival, Saint Petersburg
11th International Sand Sculpture Festival, Saint Petersburg
At the beach of the Peter and Paul fortress, Saint-Petersburg, world's famous sculptors from Russia, USA, Spain, Portugal, Italy, the ...
Green Grass, Cibelle
Green Grass, Cibelle
Green Grass, Tom Waits'in çok güzel bir şarkısı. Ancak Cibelle'in versiyonu da hem görsel olarak, hem de müzikal olarak çok ...
O an: Tour de France startına geç kalmak
O an: Tour de France startına geç kalmak
Pedro Delgado, 1988 Tour de France'ı kazanmıştı. Bir sonraki yıl, yani 1989'da tur prologue (prolog) ile başlayacaktı. Delgado, prolog'un, dolayısıyla koskoca ...
Prologue (Prolog) nedir?
Prologue (Prolog) nedir?
Prologue (prolog), bisiklet yarışları literatüründe, çok etaplı bir yarıştan önce zamana karşı (time trial) şeklinde koşulan ve ilk etapta liderlik ...