fausto-coppi-t

İtalyan Kışı?

Kış mevsiminin ufukta belirdiği şu günlerde, kışın antrenman yapmanın önemine ilişkin bir yazıyı Türkçeye çevirdim.[1]

1946 yılının Milan-San Remo klasiği, ki aynı zamanda savaş sonrası ilk klasik olma açısından da önemlidir, Fausto Coppi[2] tarafından kazanıldı. Burada aslında “kazanıldı” kelimesi biraz hafif kaçıyor. Eğer tüm pro bisikletçilerin düşü, majör bir yarışı net bir şekilde kazanmak, finiş çizgisini geçerken etrafında başka hiçbir yarışçı olmadan fotoğraf çektirmekse, Coppi’nin 1946 Milan-San Remo zaferi bu konuya yeni bir boyut getirmişti.

Coppi, finişe yaklaşık 200 kilometre kala, rota deniz kıyısına dönmeden önceki Passo del Turchino tırmanışında atak yaptı [3]. William Fotheringham‘ın “Fallen Angel” kitabında yazdığı gibi, kaçışta kendisine eşlik edebilmiş tüm yarışçıları bu tırmanış sırasında silkeledi. Bunlardan sonuncusu, Lucien Teisseire, vites değiştirmek için aşağıya baktı ve kafasını tekrar kaldırdığında Coppi gitmişti! Fausto Coppi, son 147 kilometreyi tek başına sürdü ve Milan-San Remo klasiğini 14 dakikalık bir farkla kazandı. Finişteki kalabalık “Arriva Coppi” nidalarıyla ortalığı inletiyordu. O gün bir Coppi vardı, bir de diğerleri.

Fausto Coppi
Fausto Coppi, 1946 yılı Milan-San Remo klasiğini kazanırken.

İtalyan Kışı

Greg LeMond[4], antrenman el kitabında tipik bir İtalyan bisikletçinin kışı nasıl geçirdiğini yazar: “İtalyanlar her yıl 2 ay bisikletlerine binmezler. Kış başladığında bisikletlerini bodruma indirirler ve bütün kış ona el sürmezler.”[5] LeMond, yazısının devamında, antrenmana ilk olarak düşük vites oranlarıyla başladıklarını, ve eski formlarına dönmelerinin üç haftayı bulduğunu belirtir. LeMond, ayrıca, Francesco Moser‘in[6] bu yaklaşımı görmezden gelerek kışın antrenman yaptığı 1984 yılında Milan-San Remo ve Giro d’Italia (İtalya Turu) zaferleri gibi önemli başarılar kazandığını söyler.

Aksiyom: Eğer baharda yeterince hızlı olmak istiyorsanız, kışın da çalışmalısınız. Sezonun erken yarışlarına bakıldığında, İtalyanların bu yarışlarda, özellikle sıkı bir rekabet içerenlerde genellikle zorlandığı görülür. Sezonun ilk ciddi etaplı yarışı olan ve Mart ayının başında koşulan Paris-Nice‘de 1946’dan Dario Frigo’nun 2001’deki zaferine kadar tamamen kurak bir dönem geçirdiler (Frigo, daha sonra EPO kullandığı için Fransa turundan atıldı). Yakın zamanlarda bu turu kazanan tek İtalyan Davide Rebellin’dir (2008’de kazandı).

Kışın yaptığı antrenmanlarla ünlü Sean Kelly[7], Paris-Nice’i 1982-1988 yılları arasında üst üste 7 kez kazandı. Kelly, erken kariyerinde bir sprinter olarak dikkat çekmişti, 1981 yılında bazı sprint zaferleri kazandı, fakat bunlar tanınmış bir bisikletçi olmasını sağlayacak önemde yarışlar değildi. 1982 yılında küçük bir takım olan Sem France-Loire takımında, Jean de Gribaldy’nin yönetiminde kariyerine yeni bir yön çizdi. David Walsh’un[8] naklettiği gibi, takımın sezon başı kampına zaten oldukça “fit” bir şekilde katıldı ve formunun iyi olduğunu Tour du Haut Var’ı kazanarak ispatladı.

Kelly’nin, 1982 yılı Paris-Nice’de, yarışın başında sadece 1 saniyelik bir liderliği vardı. Col d’Eze zirvesine tırmanış şeklinde yapılan zamana karşı etabından hemen önce fark 4 saniyeydi. Bu etapta, yarış liderliğini Gilbert Duclos Lasalle’a bırakması bekleniyordu, çünkü Kelly ne iyi bir tırmanışçı, ne de iyi bir zamana karşıcı olarak biliniyordu.

Fakat 11 kilometrelik tırmanışta, Kelly müthiş bir performans sergiledi. Walsh’ın sözleriyle “Güç ve klas… Saf bir direnç ile birleşmişti.” Kelly, zirvede Lasalle’a 44 saniye fark atıyordu. Bu, Kelly’nin ilk majör zaferiydi. Kışın yaptığı antrenmanların karşılığını almıştı.

Sean Kelly
Sean Kelly, 1982 Paris-Nice’de Col d’Eze zirvesine doğru yapılan zamana karşı etabında kariyerinin ilk büyük zaferini kazandı.

Coppi’nin Kışı

Dürüst olmak gerekirse, İtalyan bisikletçiler, sezon başı yarışlarından Milan-San Remo’ya, Paris-Nice’e olduğundan çok daha fazla önem verirler. Milan-San Remo sonuçları, İtalyan bisikletçilerin sezon başı performanslarını değerlendirme açısından daha anlamlıdır. Moser’in 1984’teki Milan-San Remo zaferi, Guiseppi Saroni’nin bir yıl önceki birinciliğini takip etmişti. Bununla birlikte, 1954’ten 1970’e kadar tam bir kuraklık hakimdi, bu dönemde hiçbir İtalyan Milan-San Remo’yu kazanamadı. Moser’den sonra ise İtalyanlar genellikle kendilerine podyumda yer buldular.

Fausto Coppi, tarihe geçen 1946 Milan-San Remo zaferinden önce İngilizlerin savaş tutuklularını yerleştirdiği kamplarda kalmıştı, bu yüzden, serbest bırakıldıktan sonra formunu bir an önce geri kazanmalıydı. Yılın başlangıcından yarış günü olan 19 Mart’a kadar 7000 kilometre antrenman yaptı. Hafif antrenmanlarla geçen 3 haftadan sonra, her sürüşte 250 kilometrelik ağır antrenmanlara başladı. Son iki hafta, hız çalışmalarına ağırlık verdi; yarış koşullarını simüle etmek için, 150 kilometrelik solo bir sürüşten sonra, son 100 kilometreyi kendisine sürekli ataklar çeken bir grup amatör yarışçı ile tamamlıyordu.

Bu zorlayıcı çalışmalar, Coppi’ye hem hız, hem de dayanıklıklık kazandırıyordu. 1946 yılı yarışındaki erken atağı çok cüretliydi, yarışın sonu gelmeden yakalanması normalde sürpriz olmayacaktı. Ancak finişe kadar gücünü koruyabilecek kondüsyonu vardı ve yarışı başından sonuna dek domine etti. Bu yarış kazanma stili, kariyerinin sonraki aşamalarında da Coppi’ye model oldu ve aynı taktikle pek çok zafer kazandı.

Böylece, herhangi bir bisikletçi, ilkbaharda başarılar kazanmak istiyorsa kendine şunu sormalıdır: “Nasıl bir İtalyan kışı geçireceğim?”

Fausto Coppi
Bir zamanların tanıdık sahnesi: Fausto Coppi en önde, tek başına yarışı domine ediyor.

Notlarım ve Ek Okumalar
[1] Orijinal makale: An Italian Winter?.
[2] “Il Campionissimo” (Şampiyonlar şampiyonu). Wiki’de Fausto Coppi
[3] Finişe bu kadar uzun bir mesafe kalmışken atak yapmak kolayca “delilik” olarak adlandırılabilir.
[4] Greg LeMond, Fransa Turu’nu kazanan ilk ABD’li bisikletçidir. Turu 1986, 1989 ve 1990 yıllarında 3 kez kazandı. Ayrıca 1983 ve 1989 yıllarında dünya şampiyonu oldu. Wiki’de Greg LeMond.
[5] Bu anlayış günümüzde değişiyor. Vincenzo Nibali ve Ivan Basso gibi bisikletçiler bütün kış antrenman yaptılar.
[6] Francesco Moser: Efsane İtalyan yarışçı. Zamanında klasikleri domine etti. 1984 yılında Giro d’Italia’yı (İtalya Turu) kazandı. 1977’de dünya şampiyonu oldu. 1984 yılı içinde hem de iki kez 1 saat rekorunu kırdı (bugün bu rekorlar geçerli değildir). Wiki’de Francesco Moser
[7] Sean Kelly: İrlandalı, bütün zamanların en büyük bisikletçilerinden biridir. Halen Eurosport İngilizce servisinde bisiklet yarışı yorumculuğu yapıyor. Wiki’de Sean Kelly
[8] Spor yorumcusu ve yazar. “Armstrong’un sırları” adlı kitabın yazarıdır.

Leave a Reply