2. Dünya Savaşı’nda İtalyan Bisikletçiler

2. Dünya Savaşı’nda İtalyan Bisikletçiler

İtalya, her iki dünya savaşına da aktif olarak katılan bir ülkeydi. Birincisinde Almanya’ya karşı, ikincisinde ise onun yanındaydı. Her İtalyan gibi, bisikletçiler de bu savaştan çeşitli şekillerde etkilendiler ve yaptıklarıyla tarihte bazı izler bıraktılar.
Continue reading 2. Dünya Savaşı’nda İtalyan Bisikletçiler

Paris-Roubaix: Kuzeyin cehennemi

Paris-Roubaix. Kuzeyin cehennemi. Klasiklerin kraliçesi. Yeryüzündeki en prestijli, ancak en zorlu tek günlük yarış. Yetişkinlerle çocukların birbirinden ayrıldığı yer, gerçek bir arena.
Continue reading Paris-Roubaix: Kuzeyin cehennemi

İtalyan Kışı?

Kış mevsiminin ufukta belirdiği şu günlerde, kışın antrenman yapmanın önemine ilişkin bir yazıyı Türkçeye çevirdim.[1]

1946 yılının Milan-San Remo klasiği, ki aynı zamanda savaş sonrası ilk klasik olma açısından da önemlidir, Fausto Coppi[2] tarafından kazanıldı. Burada aslında “kazanıldı” kelimesi biraz hafif kaçıyor. Eğer tüm pro bisikletçilerin düşü, majör bir yarışı net bir şekilde kazanmak, finiş çizgisini geçerken etrafında başka hiçbir yarışçı olmadan fotoğraf çektirmekse, Coppi’nin 1946 Milan-San Remo zaferi bu konuya yeni bir boyut getirmişti. Devamını okumak için tıklayın

Hemingway’in Bisikletçileri

İnternette rastladığım, ünlü yazar Ernest Hemingway’in bisiklet tutkusunu ve dönemin bisikletçilerini anlatan bir yazıyı Türkçeye çevirerek paylaşmak istedim.[1]

ç.n.: çevirenin notu

Ernest Hemingway’in spora karşı çok büyük bir ilgisi vardı. En çok boğa güreşi ve balıkçılığa karşı olan tutkusuyla bilinir[2], ancak bisiklet de Hemingway’in takip ettiği sporlardan biriydi. Paris’teki 6 gün yarışlarını izlediğini, genç bir yazar olarak 1920’lerde Avrupa’da (özellikle Paris’te) yaşadığı yılların anılarını anlattığı kitabı A Moveable Feast’te (ç.n. Türkçeye “Paris Bir Şenliktir” olarak çevrilmiştir) anlatır. Devamını okumak için tıklayın…