Tarihin en iyi bisiklet fotoğraflarından ikisi

İçinde bisiklet olmayan ancak konusu bisiklet olan iki fotoğraf. 1939 Fransa turunda, bir savaş fotoğrafçısı ve muhabiri olan Macaristan doğumlu Robert Capa[1] tarafından çekilmiş.
Continue reading Tarihin en iyi bisiklet fotoğraflarından ikisi

Bisiklet yarışları asla eskisi gibi olmayacak (mı)

Bisiklet yarışları asla eskisi gibi olmayacak (mı)

Richard Virenque, tırmanışlardaki cesareti, ataklığı ve uzun kaçışlarıyla ünlüydü. Tour de France dağların kralı mayosunu (puanlı mayo) tam yedi kez kazandı (1994, 1995, 1996, 1997, 1999, 2003, 2004) ve bu alandaki rekor hala ona ait.
Continue reading Bisiklet yarışları asla eskisi gibi olmayacak (mı)

Paris-Roubaix: Kuzeyin cehennemi

Paris-Roubaix. Kuzeyin cehennemi. Klasiklerin kraliçesi. Yeryüzündeki en prestijli, ancak en zorlu tek günlük yarış. Yetişkinlerle çocukların birbirinden ayrıldığı yer, gerçek bir arena.
Continue reading Paris-Roubaix: Kuzeyin cehennemi

Jens Voigt’un Hediyesi

Jens Voigt’un Hediyesi

Jens Voigt neden yaşayan efsanedir, işte sebeplerinden biri: Jens Voigt’un kendi kaleminden:

Seni bilmem ama, ben bu yıl şu romantik, nostaljik tiplerden biri olmaya meyilliydim. Hala gerçekleştirebileceğim, yarım kalmış bazı şeyleri başarmayı düşünüyordum, örneğin Fransa Turunda Alpe d’Huez etabını kazanmak – ya da benim için daha gerçekçi bir hedef, mesela piyangoda büyük ikramiyeyi kazanmak. 🙂
Continue reading Jens Voigt’un Hediyesi

İtalyan Kışı?

Kış mevsiminin ufukta belirdiği şu günlerde, kışın antrenman yapmanın önemine ilişkin bir yazıyı Türkçeye çevirdim.[1]

1946 yılının Milan-San Remo klasiği, ki aynı zamanda savaş sonrası ilk klasik olma açısından da önemlidir, Fausto Coppi[2] tarafından kazanıldı. Burada aslında “kazanıldı” kelimesi biraz hafif kaçıyor. Eğer tüm pro bisikletçilerin düşü, majör bir yarışı net bir şekilde kazanmak, finiş çizgisini geçerken etrafında başka hiçbir yarışçı olmadan fotoğraf çektirmekse, Coppi’nin 1946 Milan-San Remo zaferi bu konuya yeni bir boyut getirmişti. Devamını okumak için tıklayın

Hemingway’in Bisikletçileri

İnternette rastladığım, ünlü yazar Ernest Hemingway’in bisiklet tutkusunu ve dönemin bisikletçilerini anlatan bir yazıyı Türkçeye çevirerek paylaşmak istedim.[1]

ç.n.: çevirenin notu

Ernest Hemingway’in spora karşı çok büyük bir ilgisi vardı. En çok boğa güreşi ve balıkçılığa karşı olan tutkusuyla bilinir[2], ancak bisiklet de Hemingway’in takip ettiği sporlardan biriydi. Paris’teki 6 gün yarışlarını izlediğini, genç bir yazar olarak 1920’lerde Avrupa’da (özellikle Paris’te) yaşadığı yılların anılarını anlattığı kitabı A Moveable Feast’te (ç.n. Türkçeye “Paris Bir Şenliktir” olarak çevrilmiştir) anlatır. Devamını okumak için tıklayın…