For the first time (Mario Lanza)

For the First Time (Mario Lanza)

Uzun zamandır izlemek istediğim Mario Lanza’nın son filmi olan 1959 yapımı ‘For the First Time’ı sonunda izleyebildim. İzlemesi çok zevkli bir film, IMDB 6.7 puanına aldanmayın, çok daha iyisini hak ediyor.

Filmin başrollerinde Mario Lanza, Johanna von Koczian, Kurt Kasznar ve Zsa Zsa Gabor var. Lanza ve Kasznar öleli çok oldu, ancak dizinin iki kadın oyuncusu von Koczian (79 yaşında) ve Gabor (99 yaşında) bu yazı yazıldığında hala hayattalardı – tabii Gabor’unkine yaşamak denebilirse.

Filmde tabii ki oyunculuklar ve bazı sahnelerin kurgusu çok kötü (özellikle Lanza’nın oyunculuğu). Mario Lanza çok iyi bir tenor ancak çok kötü bir oyuncu olarak ünlüdür – gene de 50 ve 60 larda genç olan kadınların çoğu ona aşıktı. Tek kavga-dövüş sahnesi aşırı derecede komik. Senaryo ise beylik ve klişelerle dolu – aşık olunur, işler iyi gider, sonra işler çok kötü gider, ama mutlu son gelir. Ancak filmi zaten bunun için izlemiyorsunuz. Filmi görülmeye değer kılan şeyler: öncelikle tabii ki yirminci yüzyılın en büyük dramatik tenorlarından Mario Lanza’nun muhteşem sesiyle söylediği aryalar. İkincisi, Avrupa’nın en güzel kentlerinde ve özellikle İtalya’daki olağanüstü güzel dış mekan çekimleri.

Mario Lanza sings O Sole Mio
20. yüzyılın en büyük dramatik tenorlarından Mario Lanza’nın muhteşem sesini film boyunca pek çok ünlü aria’da dinleyebilirsiniz.

Filmin tamamının HD kalitesinde youtube videosu bu yazının sonunda.

–Spoiler–

Filmde olaylar şöyle gelişiyor: ünlü tenor Tony Costa (Mario Lanza)’nın konserinde tüm biletler satılmış ve pek çok seyirci dışarıda kalmıştır. Costa, nedense konsere geç kalır, sonunda seyirciler sinirlenip salonu terk eder. Sonra farkedilir ki, kendisi dışarıda, yağmur altında, bir arabanın tepesinde, bilet bulamadığından salona girememiş izleyicilere açık hava konseri vermektedir. Tabii ki patronları bu işe çok sinirlenir. Menajeri de onu bir süre gözden uzak kalması için İtalya’ya gönderir. Orada tanınmadan bir süre tatil yapacaktır. Ancak kısa sürede hayranları tarafından tanınır ve bir şarkı söylemeye zorlanır. Şarkıyı söylerken, şarkısıyla pek ilgileniyormuş gibi görünmeyen bir kız ilgisini çeker. Kızı soruşturur, yaşadığı yeri öğrenir.

Bir şekilde (yine şarkılar eşliğinde) Christa adındaki kızla (Johanna von Koczian) ve babasıyla tanışır. Babası ünlü bir şairdir. Kızın kulakları sağırdır.

Tony kıza evlenme teklif eder, ancak Christa sağırlığını gerekçe göstererek kabul etmez. Tony, menajerinden Avrupa’da bir dizi konser ayarlamasını ister. Böylece Avrupa’nın en iyi kulak cerrahını tutabilecek parayı kazanacaktır. Dediği gibi olur, Avrupa’nın pek çok güzel şehrinde operalarda rol alır ve Christa’yı ameliyat ettirir (bu sahnelerde Lanza’nın performansları muhteşem). Ameliyat iyi geçer ve Christa artık duyabilmektedir, ancak doktor Tony’yi uyarır: ilk birkaç hafta çok kritiktir, grip gibi virütik bir hastalık (her nasılsa?) Christa’nın tekrar sağır olmasına neden olabilecekir.

Turneler devam ederken, bir akşam yemekte (tahmin edin ne olur?) Christa hapşırmaya başlar. Grip olmuştur. Ve aynen doktorun söylediği gibi duyma yetisini tekrar yitirir.

Ancak film mutlu sonla bitecektir – kulak kalıcı zarar görmemiştir ve grip ilaçları etkisini gösterip Christa iyileşince tekrar duyabilmeye başlar. Evlenir mutlu olurlar.

–Spoiler sonu–

İşte filmin tamamı, HD kalitesinde: